Web sitemize hoşgeldiniz, 18 Eylül 2021

İzmir Tire Türbeleri ve Tire Evliyaları

Reklam
İzmir Tire Türbeleri ve Tire Evliyaları

Akademik yaşamı boyunca yürüttüğü çalışmaların büyük bölümünü Anadolu’daki türbelere ayıran Prof. Dr. Hakkı Önkal, İzmir Tire Türbeleri hakkında muhteşem bir çalışma yapmış ve bu çalışmasını Tire Türbeleri isimli bir kitapla taçlandırmıştı.

Bizde Mezar Taşları Web sitesi olarak, köy köy, dağ dere demeden yapılan bu özverili çalışmanın ve dahi  bu muhteşem kitabın her satırını hayranlıkla okuyarak istifade ettik. Sizin de istifade etmeniz için  kitaptan yaptığımız alıntıları kısaca size sunmak istedik.

Tire Türbelerini detaylı bir şekilde öğrenmek isterseniz  Prof. Dr. Hakkı Önkal hocanın kaleme aldığı Tire Türbeleri Kitabını alıp okuyabilirsiniz.

Prof.Dr.Hakkı Önkal

Tire Gezilecek Yerler Arasında Bulunan İzmir Tire Türbeleri

Alihan Türbesi

Halk arasında Alayhan, Alihan Türbesi veya Alihan dede Türbesi olarak bilinmektedir. Tire yeni camii’nin güneyindeki dar sokakta bulunmaktadır.

Türbe dikdörtgen planlı ve sekizgen kasnaklı bir kubbeyle örtülmüştür. Üstü kiremitle örtülü olan türbenin duvarları sıvalı ve iki katlıdır. Türbenin üst katı zamanla kullanılmış ve bakımsız bir haldedir. Alt katında ise zeminde geniş bir zeminin üzerine oturtulmuş bir sanduka vardır.

Sandukanın başında ve ayak ucunda mermerden birer mezar taşları bulunmaktadır. Taşlar bakımsızlıktan zarar görmüştür.

Alihan Türbesi Kitabeleri

Başucu taşının yazısı şöyledir;

Ey kabrime bakan, benim halimi düşün

Dün ben senin gibiydim, yarın sende benim gibi olacaksın.

Dünya sarayı sürekli kalınacak bir durak değildir,

İnsanlar üzerinde lezzet ve nimet sürekli değildir.

Ayak ucu taşının dış yüzüne bir hadis konulmuştur. Hadis günümüz dili ile şöyledir;

Peygamber Aleyhisselam şöyle buyurmuştur; “Müminler ölmez, geçici olan dünyadan ebedi olana intikal ederler”

Tam olarak okunamayan ayak taşının iç yüzünde ise;

………………. Mustafa Ruhuna selam ola,

Ya Rab,………………. Makamı ravza-i cennet ola.

Mezar taşında okunanlara ve tarihi kayıtlara bakarak, kabirde yatan kişi’nin İzmir cengine katılanlar arasında adı geçen “Hoca Hassan Oğlanları” ifadesindeki, Avcı Alihan oğlu Hoca Hassan olduğu söylenmektedir.

Süleyman Şah Türbesi

Süleyman Şah Türbesi, tire de İbni Melek’in türbesinin yanında ve Belediye Parkı’nın içindedir.

Türbe farklı bir biçimde inşa edilmiştir. Kübik bir gövdenin sekizgen bir kasnak üzerine oturtulan kiremit kaplamalı bir kubbeyle örtülmüş taş bir yapıdır.

Türbenin girişindeki kitabenin ilk satırında, Al-i İmran Süresi, 30. Ayetten bir bölüm ikinci zatırında ise inşa kitabesi bulunmaktadır. Kitabenin üstünde onarım tarihi olarak 1954-1956 tarihleri gösterilmektedir. Onarım sırasında sıvama yapıldığı için türbenin iç orijinal özelliği kaybolmuş basit bir görünüm haline bürünmüştür.

Zemini ahşap döşeli Süleyman Şah Türbesi içinde yan yana sıralı dört adet sanduka bulunmaktadır.

Süleyman Şah Türbesi Giriş Kapısı ve Kitabesi

Süleyman Şah Türbesi Kitabeleri

Giriş kitabesinin ilk satırındaki ayette şunlar yazmaktadır;

“O günü ki herkes dünyada ne hayır işlerdiyse karşısında onu hazırlanmış bulacak, ne de kötülük yaptıysa onunla kendi arasında uzak bir mesafe olmasını arzu edecek”

Giriş kitabesinin ikinci satırında ise günümüz Türkçesiyle şunlar yazmaktadır;

“Bu türbe büyük ve kerim emir, aziz sıfatlara sahip Süleyman Şah bin Mehmed bin Aydın’ın – Allah her birine rahmet etsin- üzerine 750 senesinde kuruldu”

Kitabelerden anlaşıldığı üzere, Süleyman şah Aydınoğlu devletini kuran Mehmed Bey’in oğlu olup babasının yaptığı taksime göre Tire’de hüküm sürmüştür…

Sırhatunlar Türbesi

Halk tarafından Yedikardeşler Türbesi olarakta bilinen Sırhatunlar Türbesi, Kavakdibi caddesi’nde ve çapraz denilen yol ayrımının karşısındadır.

Eski hali Kübik gövdesi dar bir kasnak üzerinde yükselen kubbe ile örtülü ve iki katlı olan türbe, sonraki müdahaleler sonucunda ön mekanlı bir türbe şeklini almıştır.

Türbenin yanında bir mescid bulunmaktadır. Zaman içinde türbenin önüne çekilen sedde de definler yapılınca mezarlık türbeyle bütünleşmiştir.

Sırhatunlar Türbesi yada Yedikardeşler Türbesi ismi ile anılan türbede adında geçtiği gibi alt katta 7 adet kabir mevcut olup bunların baş ve ayak ucu taşları bulunmaktadır. Taşların hepsi hem şekil hem de ebat olarak çeşit çeşittir.

Tire Türbeleri arasında bulunan Sırhatunlar Türbesi’nin adı gibi inşa tarihi’ de bilinmemektedir. Türbe içindeki mezarların, taşların ve buna benzer hiçbir şeyin kaydı bulunmamaktadır.

Alamadan Dede Türbesi

Alaman Dede Türbesi

Halk dilinde Alaman dede Türbesi adıyla bilinen türbe Hoca (Şeyh) Alaeddin Türbesi olması muhtemeldir.

Türbe 4 eylül mahallesi Alamadan Sokak’ta ve küçük bir bahçenin içinde bulunmaktadır. Türbe Kübik (Küp Biçiminde) sekizgen bir kasnak üzerine yükseler bir kubbeyle örtülmüş, taş bir yapıdır. Kare planlı olan türbenin girişi doğu cephesindedir. Yapı Bizans yapısından devşirilmiştir.

Türbenin çevre duvarlarından Bizans’tan kalma taşlar ve üzeri motifli mermerler bulunmaktadır. Yine türbenin kuzey, güney ve batı taraflarında hiçbir üzelliği olmayan üç küçük pencere bulunmaktadır.

Türbenin içinde hiçbir hususiyet göstermeyen ve kimlere ait olduğu bilinmeyen iki mezar mevcuttur. Mezarların başlarında ve ayak uçlarında şurdan burdan getirilmiş ve hiçbir özelliği bulunmayan taşlar mevcuttur.

Yağlıoğlu Türbesi

Bugün halk arasında Yağlıoğlu türbesi adıyla anılan bu eser, Şehir Mezarlığında ve girişin karşısında bulunmaktadır.

Altıgen gövdeli ve çift kasnaklı olan bu yapı bir kubbeyle örtülmüş, dışı tamamen sıvanmıştır. Altıgen planlı türbelerin özellikle Tire’de özel bir ilgiye mazhar oldukları kesindir. Tire’deki mevcut türbelerin beşte biri altıgen planlıdır.

Girişin düz atkısı ve söveleri ince profillerle süslenmiş olap mermerdendir. Türbe hiristiyani yapılardan devşirilmiştir.

Sövelerin yan yüzlerinde tahrip edilmiş haç işaretleri mevcuttur. Türbe içinde küçük bir mihrap bulunmaktadır. Türbedeki en dikkat çekici yapı şüphesiz mihraptır. Alt katının cenazelik olarak yapıldığı bilinen iki katlı türbenin zamanla alt katı çökmüştür.

Türbenin içinde her hangi bir mezar taşı veya sanduka bulunmamaktadır. Şayet varsa bile sözü edilen çökme sırasında kaybolmuş veya gömülmüş olabilir.

Türbeye ait her hangi bir kitabe veya tarihlemeye imkan verecek kayıt bulunmamaktadır.

Cağaloğlu Ali Paşa türbesi

Şehrin merkezinde, Cumhuriyet Mahallesindeki Kara hasan Camii’nin avlusunda bulunan eser, altıgen gövdenin iki katlı kasnağa oturan bir kubbeyle örtülmesinden ibaret taş bir yapıdır. Cağaloğlu Ali Paşa türbesi Yağlıoğlu Türbesinin bir benzeridir.

Türbenin içerisinde mihrap bulunmaktadır, mekan dört kenardaki pencerelerden ışık almaktadır.

Cağaloğlu Ali Paşa türbesi zemini topraktan olup bir mezar bulunmakta ve şekilleri tamamen farklı olan baş ve ayak ucu taşları bulunmaktadır.

Cağaloğlu Ali Paşa Türbesi Kitabeleri;

Türbeye ait bir kitabe mevcut değildir. Türbenin içinde bulunan mezardaki baş ucu taşı sarıklı bir taşdır ve üstünde şu yazmaktadır;

Cağalzade ……….Ali Paşa

Ayak ucundaki taşın iç tarafında ise şunlar yazılıdır;

Cağalzade Ali Paşa-yı merhum, bi emri İlah bakaya etti rıhlet, Ümidim budürür Hak Hazretinden Resülun hürmetine ede rahmet, Ne denli varsa cirmi Hüdaya.

Ayak ucu taşın arka yüzünde ise şunlar yazılıdır;

Habibin hürmetine lutf et afv et, Behişt câvidan olsun makamı, neşimin gâhını darü’s-selam et, dedi tarih deh düşün gide hatif, Ali Paşa mekânı oldu Cennet. Li- Seneti 1029

Karakadı Mecdeddin Türbesi

Karakadı Mecdeddin Türbesi

Karagazi, Kocabıyık ve Üç Lüle adlarıyla da anılan Türbe, İpekçiler Mahallesi’nde aynı adlı Camii’nin güney doğusunda bulunmaktadır.

Türbe, beşgen bir gövdenin kubbeyle örtülmesinden ibaret iki katlı bir yapıdır. İki katlı yapının üst katına iki yönlü merdivenle çıkılmaktadır. Zeminin tuğla şeklinde çimentolu harçla kaplanmış bulunan türbenin içinde sanduka bulunmamaktadır.

Karakadı Mecdeddin Türbesi’ne ait bir kitabe yoktur. Avlusunda yer alan mescidin banisi olarak kabul edilmektedir.

Ali Baba Türbesi

Türbe Tire’nin doğusunda Karacaali Mahallesi’nde Ali Baba tepesi diye anılan tepenin eteklerinde ağaçların içinde bulunmaktadır. Beyaz rengiyle uzaklardan fark edilen türbe, sekizgen gövdenin üzerinde yüksek bir kasnağa oturtulan kubbesiyle ibaret sıvalı bir yapıdır.

Tire Türbeleri arasında en bakımlı türbe olan Ali baba Türbesi, iki katlı olup alttaki asıl mezar odasına geçişi sağlayan açıklık bir yer bulunmaktadır. Türbenin kubbesi göbekte ve etekte klasik Osmanlı üslubunda kalem işi süsler ihtiva eder.

Zemini bugün halıflekslerle kaplı ayrıca halı ve seccadelerle döşeli türbede tek sanduka mevcuttur. Sanduka kırmızı kadifelerle kaplı olup pırıl pırıldır. Ali Baba Türbesi içi yeşil perdeli manzaralı duvar halıları ve yazı ve resim levhaları ile bir ferahlık ve sükun köşesidir. Türbenin dışı tamamen sıvalı olup beyaz badanalıdır.

Ali Baba Türbesi

Ali Baba Türbesi bakımlılığı ve temizliği ile huzur bahşeden, iç ve dış görünüşü ile olduğu kadar, ilgi çekici mekan düzenlemesi ile de Tire’nin en dikkate şayan bir eseridir.

Kitabesi bulunmayan türbede Ali baba hakkında Evliya çelebi, Müfessir ve Muhaddis olarak bahseder.

Rum Mehmet Paşa Türbesi

Türbe şehrin doğusunda Toptepe yolu üzerindeki Duatepe denilen Mahalde ve aynı adla anılan camii’nin avlusunda bulunmaktadır. Rum Mehmet Paşa’ya izafe olunan ve dolayısıyla onun adıyla anılan türbe, Tire Türbeleri arasında malzemesi, formu ve süslemeleriyle en ilgi çekici türbelerden biridir.

Türbe altıgen gövdenin ehrâmi (üçgen, piramite benzeyen) bir külahla örtülmesinden mürekkep (birleşik) Baldaken tarzında tuğlalı bir eserdir. Eserin ilk şekliyle açık bir türbe şeklinde olduğu kolayca anlaşılmaktadır.

Türbe içte de altıgen bir plan arzeder. Türbe tam bir yarım küre olmayan bir kubbe ile örtülüdür. Ayaklar, kemerler ve kubbe tamamen kireç ve sıvayla kaplıdır. Zemini orijinal altıgen tuğlalarla döşeli türbede bir sanduka mevcuttur. Sanduka moloz taşlarla örülmüş özelliği olmayan bir unsur olup iki ucunda iki mezar taşı yer almaktadır.

Mezar taşlarındakinin başucundakinin dış yüzüne yarım satır ve satır sonu olarak “Aleyhisselam” yazılmışsa da tamamlanamamıştır.

Rum Mehmet Paşa Türbesi Kitabeleri

Türbeye ait herhangi bir kitabe mevcut değildir. Türbe içindeki kabri ucuna dikilmiş taşlara yazılar ve muhtemelen kitabenin yazılması tasarlanmışsa da bilinmeyen bir sebeple bu gerçekleştirilememiştir.

Türbe aynı adlı camii’nin avlusunda ve camii girişinde bulunan kitabede şöyle yazmaktadır;

“Bu beyt insanların en hayırlısınındır. – Allah onu kıyamete kadar mamur etsin-

Kitabeden camii’nin Mehmet Paşa tarafından 1471-1472 tarihlerinde yapıldığı anlaşılmaktadır.

Rum Mehmet Paşa aynı tarihte 1471-1472 tarihinde İstanbul- üsküdar’da bir camii ve Türbe inşa ettirmiş ve ölümü üzerine Üsküdar’daki bu türbesine defnolunmuştur.

İsa Baba Türbesi (Anonim Türbe)

Balım Sultan Türbesi’nin kuzey doğusunda ve aynı zaviyenin bir başka yapısı hüviyetindeki bu türbenin günümüze ulaşabilmiş bir adı bulunmamaktadır.

Türbe içindeki iki mezardan birinde okunan İsa ismini esas alınarak, bu yapını anonim veya İsa baba Türbesi şeklinde isimlendirilmiştir. Eser küp şeklinde gövdenin üstte sekizgene dönüşmesi ve oluklu kiremitlerle kaplı bir kubbe ile örtülmesinden ibaret bir taş yapıdır.

Türbe içinde iki mezar ve bunların baş ve ayak ucu taşları mevcuttur. Ancak her iki mezarın ayak ucu taşları alalade taşlar olup belki de son onarımlar sırasında dışarıdan getirilip dikilmiştir.

Dikdörtgen şekilli ve yüksek olmayan başucu taşlarının yazıları iri ve istisnasız yazılardır. Girişin hemen önünde bulunan taşlar zarar görmüş bu sebeple okunamamıştır.

İsa baba Türbesi Kitabeleri

Yukarıda belirtildiği gibi mezar taşları kısmen okunabilmiş diğeri ise yarısına kadar betonla gömüldüğü için ve boyandığı için okunamamıştır. İki satır halinde ve arapça yazılmış kitabe okunabildiği kadarıyla şöyledir;

“891 yılı Şevval ayında İsa b. Yagân b. Bali…” şeklinde okunmuştur.

Hacı Fakıh Türbesi

Tire’nin doğusunda Çeşme Alanı Tarzi sokağı’nda bulunan türbe küçük boyutlu sade ve fakir bir yapıdadır.

Moloz taşla Kübik gövde üstüne oniki kenarlı yüksek kasnak bulunmakta ve yapı ancak bir bölümü dışa yansımış bir kubbe ile son bulmaktadır.

Zemini toprak olan türbe içinde sanduka veya mezar taşı bulunmamaktadır. Hacı Fakıh Türbesi bazı yönlerden “İsa baba Türbesi” ile mukayese edilebilir. Her şeyden önce bu iki türbe iç ve dış duvar ölçüleriyle birbirlerine çok yakındır.

Türbeye ait bir kitabe bulunmamaktadır. İsa baba Türbesi ile aynı yüzyıl sonlarında inşa edilmiş olabileceği düşünülmektedir.

Molla Mehmed Çelebi Türbesi

Molla Mehmed Çelebi Türbesi Camii ile birlikte şehre hâkim tepelerden birini teşkil eden Toptepe’nin hemen altında ve bugün Paşa Mahallesi diye anılan Ziya Yokuşu Sokağı’nda bulunmaktadır.

Eser Kübik gövde üzerine yükselen sekizgen kasnağın oluklu kiremitlerle kaplı bir kubbeyle örtülmesinden ibaret taş bir yapıdır.

Türbe iki katlı olup, alt katı kare bir plan arzeder. İçeriye dört basamaklı bir merdivenle inilmektedir. Zemin çok sert kaşa olduğu için yeterli derinlik sağlanamamıştır. Türbenin alt katı cenazelik olarak yapılmıştır. Zemini toprak olan cenazelikte iskelet kalıntıları ile bir kafatası mevcuttur.

Molla Mehmed Çelebi Türbesi

Molla Mehmet Çelebi Türbesi Kitabeleri

Esere ait bir ketabe mevcut değildir. Molla Çelebiye ati mezar taşından birinin türbesi dışında bulunduğu ve müzeye kaldırıldığı ifade edilmektedir. Bu mezar taşındaki kitabede şöyle yazmaktadır;

“Kad intekale el merhum el mağfur el muhtaç ila rahmetilillahi teala Eşşeyh Mehmed Çelebi Rahmetullahü”

Ayak ucu taşında ise şunlar yazmaktadır;

“Yevme selâse vakti gurubüşşems, Şehri zil’kade sene hamse ve tis’a mie 905”

Balım Sultan Türbesi

Eser Tire Selçuk karayolundan yaklaşık 3 km. içerideki Hisarlık Köyü yakınlarında ve ağaçlar arasındadır.

Sekizgen plan şemalı taş ve tuğla malzeme ile ve fakat gayet itinasız bir tarzda inşa edilmiş bu eser sekizgen planıyla genel türbe mimari gelişimine, kalitesiz ve kaba işçiliğiyle de Tire Türbeleri arasında fazla özellik gösterilmeyen bir yapıdır.

Türbe içinde en dikkat çekici özellik yazılar ihtiva eden şâhidelere sahip bir mezardır. Türbede boyutları ve formları eşit dört mezar var ise de bunlardan yalnızca biri, girişten itibaren üçüncüsü yazı ihtiva etmekte, diğerleri ise yazısız bir şekilde boş bırakılmıştır. Her bir mezarın baş ve ayak ucu taşları mevcuttur.

Yazı ihtiva eden baş ve ayak ucu taşının ön ve arka yüzü tablolara bölünmek süretiyle nefis bir sülüsle zenginleştirilmiştir. Son onarımlarda mezar taşları betondan sandukalara dikilmiş zemin de çimento ime kaplanmıştır.

Balım Sultan Türbesi

Balım Sultan Baş Ucu Mezar Taşı

Balım Sultan Kitabeleri

Üçüncü mezarın baş ucu taşının dış yüzünde arapça olarak şunlar yazmaktadır;

“Merhum, Mağfur, Fazıl, Kâmil, Zâhid, Muhakkık, Müdekkik, Meşayıh ve Büyük bir sülaleye mensub Lütfullah Çeli bin Balum Sultan 916 senesi Muharrem ayının başlarında baki dünyaya intikal etti. Allah her ikisinin toprağını güzelleştirsin ve mekanlarını cennet kılsın. Dünya Fâni, Ahiret Bâkidir…”

Ayak ucu taşı iç ve dış yüzünde ise dörder tabla halinde yazılar mevcuttur. Taşın iç yüzündeki yazılar Arapça, dış yüzündeki yazılar ise Farsçadır ve şunlar yazmaktadır;

Dünya sarayı sürekli kalınacak bir durak değildir.
İnsanlar üzerinde lezzet ve nimet sürekli değildir.
İçine ölümün uğramadığı bir ev göster,
Ölümün olmadığı dertsiz bir göz göster…

Metin ve Fotolar Kaynak: Prof. Dr. Hakkı Önkal, “Tire Türbeleri” Kültür Bakanlığı Tanıtma Eserleri

Etiketler:

Reklam
BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.

Yorum Yaz