Anasayfa » Haberler » Kırklareli Babaeski ve Kofçaz’da Osmanlı Dönemi Mezar Taşları ve Kitabeleri

Kırklareli Babaeski ve Kofçaz’da Osmanlı Dönemi Mezar Taşları ve Kitabeleri

Kırklareli Babaeski ve Kofçaz’da Osmanlı Dönemi Mezar Taşları ve Kitabeleri

Araştırmacı Yazar Fırat Deniz’in uzun araştırmalar ve çalışmalar sonucunda büyük bir titizlikle kalema aldığı, “Kırklareli Babaeski ve Kofçaz’da Osmanlı Dönemi Mezar Taşları ve Kitabeleri” kitabı Gece Kitaplığı yayınlarından çıkarak Osmanlı Mezar Taşları ile ilgilenenler için raflarda yerini aldı.

Kırklareli iline bağlı Babaeski (yaklaşık 46 bin nüfuslu) ve Kofçaz (yaklaşık 2 bin nüfuslu) ilçeleri, Osmanlı dönemine ait mezar taşı mirasını günümüze taşıyan önemli yerleşimler arasında yer alıyor. “Kırklareli Babaeski ve Kofçaz’da Osmanlı Dönemi Mezar Taşları ve Kitabeleri” adlı çalışma, bu iki ilçedeki Osmanlıca yazılı mezar taşları ve kitabeleri kapsamlı şekilde ele alan ve bu sahada yapılmış ilk bilimsel inceleme olma özelliğini taşıyor.

Aralık 2025’te yayımlanan kitap, 16×24 cm ölçülerinde ve toplam 240 sayfadan oluşuyor. Hem akademik araştırmacılara hem de tarih ve kültür meraklılarına hitap eden ciddi bir kaynak niteliğinde.

Bölgenin Coğrafi ve Tarihsel Arka Planı

Kitabın ilk bölümlerinde, Babaeski ve Kofçaz ilçelerinin coğrafi konumu ve tarihçesi ayrıntılı bir biçimde ele alınıyor. Bölgenin Osmanlı dönemi boyunca üstlendiği idari ve askeri roller, nüfus yapısı ve kültürel dokusu, mezar taşları ve kitabeler üzerinden okunan tarihsel arka planla ilişkilendiriliyor. Böylece okuyucu, yalnızca taşları görsel veya epigrafik bir malzeme olarak değil, bir tarih anlatısı olarak da takip edebiliyor.

Osmanlı Mezar Taşı ve Kitabe Geleneğine Bütüncül Bakış

Çalışma, yalnızca saha verilerini sıralamakla kalmıyor; Osmanlı mezar taşı ve kitabe geleneğini:

  • Kültürel,
  • Sanatsal,
  • Tipolojik

yönleriyle de ele alıyor. Başlık tipleri, yazı çeşitleri, süslemeler, kullanılan malzemeler ve teknikler üzerinden, Osmanlı taş işçiliğinin bölgesel özellikleri ve zaman içindeki değişimi ortaya konuyor. Böylece eser, hem sanat tarihi hem de kültür tarihi açısından güçlü bir çerçeve sunuyor.

Kapsamlı Katalog: 161 Mezar Taşı ve 5 Kitabe

Kitabın en dikkat çekici bölümlerinden biri, şüphesiz katalog kısmı. Burada, Babaeski ve Kofçaz ilçe merkezleri ile köylerinde tespit edilen mezar taşları ve kitabeler ayrıntılı şekilde incelenmiş.

  • Babaeski’de ilçe merkezi, üç belde ve otuz köyde yürütülen saha çalışmaları sonucunda on üç yerleşim yerinde 134 Osmanlıca mezar taşı ve 5 kitabe tespit edilmiştir.
  • Kofçaz’da ise ilçe merkezi ve on altı köyde gerçekleştirilen incelemelerde, altı yerleşim yerinde 27 Osmanlıca mezar taşı belirlenmiş; bu bölgede kitabe tespit edilmemiştir.

Toplamda 161 mezar taşı ve 5 kitabe kayıt altına alınmış, belgelenmiş ve bilimsel metotlarla değerlendirilmiştir. Bu yönüyle kitap, hem saha araştırması hem de arşiv niteliği taşıyan fotoğraf ve çizimlerle, araştırmacılar için kıymetli bir başvuru dosyası sunuyor.

Erkek ve Kadın Mezar Taşlarında Tipoloji ve Sembolizm

İncelenen mezar taşları, erkek ve kadın mezar taşları olarak sınıflandırılmıştır. Bu ayrım üzerinden başlık tipleri ve sembolik unsurlar detaylandırılmaktadır:

  • Erkek mezar taşlarında başlık olarak ağırlıklı biçimde fes ve sarık kullanıldığı, yalnızca bir örnekte börk başlığına (yeniçeri mezar taşı) rastlandığı belirtilmektedir.
  • Kadın mezar taşlarında ise tepelikli ve hotoz başlıklar öne çıkmaktadır.

Bu tipolojik farklılıklar, Osmanlı toplum yapısındaki cinsiyet rolleri, sosyal statü ve meslek grupları hakkında da dolaylı bilgiler sunar nitelikte. Kitap, bu sembolik dili çözümleyerek okuyucuya daha derin bir kültürel okuma imkânı tanıyor.

Mezar Taşlarında Yazı Türleri, Malzeme ve İşçilik Özellikleri

Kitabın önemli katkılarından biri de mezar taşlarında kullanılan yazı türleri, malzemeler ve işçilik teknikleri üzerine yaptığı ayrıntılı tespitlerdir:

  • Kitabelerde ağırlıklı olarak sülüs ve ta‘lik yazı türleri kullanılmış, az sayıda rik‘a örneği de tespit edilmiştir.
  • Mezar taşlarının tamamı Osmanlı Türkçesiyle yazılmış, yalnızca bir örnekte Arapça bir ayet yer almaktadır.
  • Serlevha ifadelerinde erken dönemlerde sık rastlanan “Hüve’l-Bâki” ve “Fâtiha” gibi ifadelerin yanı sıra, Batılılaşma Dönemi’nin etkisiyle “Ah mine’l-mevt” ve “Ah mine’l-firak” gibi ölüm ve ayrılık acısını dile getiren sözlere de yer verilmiştir.
  • Malzeme olarak çoğunlukla mermer ve kefeki taşı kullanılmış; kitabeler genellikle zemin oyma kabartma tekniğiyle işlenmiştir.

Bu teknik ve estetik unsurlar, kitabı yalnızca bir epigrafi çalışması olmaktan çıkarıp, aynı zamanda taş işçiliği ve Osmanlı hat sanatı açısından da değerli bir kaynak haline getiriyor.

17. Yüzyıldan 20. Yüzyıla Uzanan Zaman Dilimi

İncelenen mezar taşları, kronolojik olarak 17. yüzyıldan 20. yüzyıla kadar uzanan geniş bir zaman aralığını kapsıyor. Bu yönüyle kitap, hem uzun soluklu bir tarihsel kesiti hem de mezar taşı geleneğinin yüzyıllar içindeki dönüşümünü takip etmeyi mümkün kılıyor.

  • Babaeski’de tespit edilen en erken tarihli mezar taşı H. 1102 / M. 1690-1691 yıllarına tarihlenmektedir.
  • Kofçaz’da ise en erken tarihli taş H. 1124 / M. 1712-1713 dönemine aittir.

Bu tarih aralığı, bölgedeki Osmanlı varlığının sürekliliğini ve sosyo-kültürel değişimin izlerini mezar taşları üzerinden okuma fırsatı sunuyor.

Kimler İçin Faydalı Bir Kitap?

Kırklareli Babaeski ve Kofçaz’da Osmanlı Dönemi Mezar Taşları ve Kitabeleri” başta:

  • Osmanlı tarihi ve yerel tarih araştırmacıları,
  • Sanat tarihi, mimarlık tarihi ve epigrafi alanında çalışan akademisyen ve öğrenciler,
  • Kültürel miras, mezar taşı geleneği ve Osmanlıca meraklıları,
  • Trakya bölgesinin tarihine ilgi duyan okurlar

için son derece değerli bir kaynak. Aynı zamanda, yerel yönetimler ve kültürel miras alanında faaliyet gösteren kurumlar için de envanter, koruma ve belgeleme çalışmalarında başvurulabilecek nitelikli bir çalışma.

Etiketler:

BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.

Yorum Yaz